24 Şubat 2013 Pazar

2013 ; Piri Reis Yılı

2013: Piri Reis Yılı Piri Reis ünlü dünya haritasını yapalı tam beş yüz yıl olmuş. 

UNESCO, 2013’ü dünyada “Piri Reis Haritasının 500. Yılı” olarak kutlama ve anma listesine aldı. Bu kısmı sevindirici, ama sevinemediğim kısım şu: Tahminen devletin çeşitli kademeleri (Kültür Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, Başbakanlık Tanıtma Fonu Sekreterliği vb.), üniversiteler (başta Piri Reis Üniversitesi), ilgili valilikler (Çanakkale, Antalya vb.) ve belediyeler (Gelibolu Belediyesi, Tuzla Belediyesi vb.), denizcilikle alakalı dernekler, vakıflar Piri Reis’i gündemlerine alıp yıllık programlarına koyacak, planlama yapacaklar. Gel gelelim diğer acil ve önemli(!) işler arasında bu plan ve programlar hep ertelenecek, söz gelimi ödeneği bulunamayacak, denizcilikten para kazanan armatörler ile projeleri yürütmek isteyen kültür adamlarının ortak zeminleri oluşamayacak ve nihayet planlanan büyük hedefler gittikçe küçülecek, projeler kadük olacak, yılın son iki-üç ayına, yani ölüyü gömme aşamasına gelinecek, en ucuz etkinliklerin icrası ile yılı geçiştirmeye, dostlar alışverişte görsün hesabına dönülecek. Sonuçta birkaç şehir veya mekânda aynı bilim adamları tarafından birbirinden çıkarılmış bildiriler sunularak üç-beş sempozyum yapılacak, eğer başarılabilirse bir resim sergisi, pul ve hatıra para basımı, haritanın bastırılıp dağıtılması, birkaç broşür, afiş vs. işte, oldu bitti. Kitab-ı Bahriye’nin tıpkıbasımı belki; ama mesela bilimsel bir tenkitli neşri yapılamaz (çünkü bunun için iki-üç yıl önceden çalışmalara başlamak gerekirdi). 

Bu yazdıklarımı abartılı bulabilirsiniz ama Türkiye’de gerek UNESCO’nun itibar ettiği, gerekse milli anma yılları maalesef hep böyle geçiştirile gelmiştir. Mevlânâ (2007), Evliya Çelebi (2011), Şair Nabi (2012), Itri (2012) böyle geçip gitmedi mi? İşte bu yüzden diyorum ki geliniz bir defa olsun profesyonelce bir iş yapalım ve Piri Reis Haritasının 500. Yılı’nı içeride ve dışarıda yüz akıyla geçirelim. Önerilerim şöyle: 

1. İlgili kuruluşların delegelerinden bir kutlama/anma komitesi kurulur. 

2. Kurumlar harcayacakları rakamları katkı payı olarak taahhüt eder, bunlar bir havuzda toplanır ve total bütçe oluşturulur. 

3. Yapılacak etkinlikler planlanıp bütçelendirilir (Etkinliklerde ikizleşme önlenmiş olur). 

4. Kurumların katkı bütçesine ve ilgililik oranına göre iş paylaşımı yapılır. 

5. İş akışı için takvim hazırlanır ve etkinlikler küçükten büyüğe doğru bütün yıla yayılır. 

6. Tanıtım çalışmasına paralel olarak planlanan işler kamuoyuna duyurulur (bir tür taahhüt ve teminat). 

7. Etkinliklerin her kademesi kontrol altında ve özenle yürütülür, katılım sağlanır. 

8. Böylece kalıcı eser(ler) ortaya çıkarılır ve yılı hatırası olarak gelecek yıllarda yaşaması için düzenleme yapılır. 

9. Yılın sonunda değerlendirme ve sonuç kamuoyu ile paylaşılır. 

10. Bu yılı yaşayanlar, yıllarca hatıralarını anlatırlar. 


Hayallerim de şöyle: 

Önce komite bir basın açıklamasıyla kamuoyunu bilgilendirmeli ve yapacaklarını taahhüt etmelidir. Valilikler konferanslara hemen başlamalıdır. Üniversiteler bahar yarıyılı bitmeden sempozyumları gerçekleştirmeli ve çıkan bilimsel sonuçlar, yıl sonuna kadar yol haritası olmalıdır (Komite, Societe de Geographie ile birlikte uluslararası bir toplantıyı sonbaharda yapabilir). İlgili sergi, konser, gösterim vb. etkinlikler yaz sezonuna yayılmalı, sipariş edilecek bir tiyatro yahut opera en geç sonbahara yetiştirilmelidir. Kitab-ı Bahriye’nin ve ünlü haritanın tıpkıbasımları ve röprodüksiyonları üç ay içinde yapılmalı ve dağıtılmalı, farkındalık oluşturulmalıdır. Film yetişmez ama Sinema Genel Müdürlüğü tarafından bir belgesel çalışması hemen başlatılmalıdır. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Gemi Armatörleri Birliği veya Kooperatifi, İBB Şehir Hatları, İDO vb. kurumlar ortaklaşa Piri Reis isimli bir geminin inşasına başlamalı. Dıştan XVI. yüzyıl kalyonu görünümündeki gemi içte fuaye ve konser salonu olmalı, gelecek yıllarda kültürel maksatlı olarak bütün dünyayı dolaşmalı, yalnızca Piri Reis’i, haritasını değil topyekûn Türk kültürünü ve sanatını tanıtıcı etkinliklerde kullanılmalı, kimlikli konserler ve oyunlar sergileyebilmeli (Böyle bir gemi dünyada ilk olur ve ses getirir), söz gelimi yıl boyunca, Kitab-ı Bahriye’de haritası bulunan yurtiçi ve yurtdışı şehir ve kasabaları dolaşmalı ve o şehrin yetkililerine Kitab-ı Bahriye ile birlikte şehirlerinin özel baskı bir haritasını sunmalı, bu vesileyle gemideki sergi, belgesel veya konseri izlemeye davet etmeli, dünyanın pek çok şehri ile böylece kültür diplomasisi başlatmalı, Türkiye’nin iyi niyet ve dostluğunu gösterirken zengin kültürünü de tanıtmalı… malı, meli… Bunlar yetmez, YÖK, bu yıldan hatıra kalmak üzere bir Piri Reis Enstitüsü’nü ve binasını kurmalı, devlet kadro vermeli ve bu yıl içinde çalışmaya başlamalıdır. 


Ey yetkililer ve ilgililer, gelin bu yıl başaralım ve 2013 sonunda Piri Reis adını taşıyan bir gemi ile içinde çalışılan bir enstitü binamız olsun! 

İskender Pala

29 Aralık 2012 Cumartesi

Kulüp Tüzüğü


YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ ………………………..KULÜBÜ
TÜZÜĞÜ
MADDE 1-DAYANAK:
Bu tüzük Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Senatosunun …/…/…. tarih ve ……….. sayılı kararıyla kabul edilen Öğrenci Kulüpleri Kuruluş ve İşleyiş Yönergesi hükümleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
…………………… Kulübü “Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Kuruluş ve işleyiş Yönergesi” doğrultusunda kurulur ve faaliyette bulunur.
I. BÖLÜM
TANIM, AMAÇLAR, FAALİYETLER VE ÜYELİK
Tanım:
MADDE 2- Kulübün adı Yıldırım Beyazıt Üniversitesi…………………….. Kulübü’dür. Kulüp Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığına bağlıdır. Kulübün logosu aşağıdaki gibidir.
Genel Amaçlar:
MADDE 3-
a) Öğrenci kulüpleri ;Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğrencilerinin bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerde bulunmalarını, bu tür etkinlikler ile akademik gelişmelerini desteklemelerini ve bilgi, yetenek ve ilgileri ölçüsünde kişisel potansiyellerini geliştirmeleri, kendisine güvenen sorumlu bireyler olarak yetişmelerini, üniversite içinde ve dışında üniversitenin kurumsal kimliğini ön plana çıkarmalarını amaçlar.
b)Özel Amaçlar: (Her kulübün özel amaçları maddeler halinde belirtilecektir.)
1-
2-
3-
......
5
MADDE 4-Kulübün faaliyetleri aşağıda belirtilmiştir.
1-
2-
3-
……
Üyelik:
MADDE 5-Kulüp asıl ve fahri olmak üzere iki ayrı statüde üye kabul edebilir.
Asıl Üyelik:
-Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğrencisi olmak.
-Kulüp tüzüğünü benimsemiş olmak.
-Üyelik formunu doldurmuş olmak ve yönetim kurulunca üyeliği onaylanmış olmak.
Fahri Üyelik
MADDE 6- Yıldırım Beyazıt Üniversitesi akademik ve idari personeli kulüp Yönetim Kurulu kararı ile fahri üyeliğe kabul edilebilir.
Ayrıca Öğrenci Kulüplerine Üniversite dışından da fahri üye kabul edilebilir. Ancak kabul edilen Fahri üyeler yönetim ve denetim kurulunda görev alamaz ve genel kurulda oy kullanamaz.
Bir öğrenci birden fazla topluluğa üye olabilir, ancak birden fazla topluluğun yönetiminde ve denetiminde görev alamaz.
Üyeliğin Dondurulma Koşulları: (Her kulüp tarafından maddeler halinde belirtilecektir.)
a)
b)
……
Üyeliğin Sona Ermesi:
MADDE 7-
a)Disiplin cezası alan ve herhangi bir nedenle ilişiği kesilen ve mezun olan öğrencilerin üyeliği düşer.
b)Topluluk amaçlarına aykırı hareket edenlerin,
c)Mazeretsiz olarak üst üste iki Genel Kurul Toplantısına katılmayanların üyelikleri yönetim kurulunun önerisi ve genel kurulun kararıyla sonlandırılır.
……….
II. BÖLÜM
YÖNETİM VE İŞLEYİŞ
6
KULÜBÜN ORGANLARI
Genel Kurul
MADDE 8-Genel kurul; kulüp’ün en yetkili karar organıdır. Bir öğrenim yılında en az iki kez, Genel Kurula katılma hakkı bulunan üyelerin en az yarısından bir fazlasının katılımı ile toplanır. İlk toplantıda yeter sayı sağlanmazsa ikinci toplantı ilk toplantının yapılacak olduğu tarihten bir hafta sonra çoğunluk aranmaksızın yapılır. Yönetim Kurulunun veya Denetim Kurulunun önerileri ya da üye sayısının en az 1/3’ünün yazılı isteğiyle toplanır. Olağan üstü toplantıya davette aynı şekilde yapılır.
MADDE 9-Genel Kurulun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Genel kurul; kulübün tüzük ve yönetmeliğini onaylar, değişiklik önerilerini görüşüp karara bağlar.
b) Öğrenim yılı başında etkinlik programlarını ve bütçe önerilerini onaylar.
c) Öğrenim yılı sonunda ise kulübün Dönem Sonu Raporunu, gelir-gider çizelgesini ve denetleme kurulunun raporlarını inceler ve karara bağlar.
d) Yönetim ve denetleme kurulu asil ve yedek üyelerini muhasip üyeyi ve topluluk başkanını seçer. Genel kurulda öğrenci kulübünün yönetim ve denetleme kurulları gizli oyla seçilir.
İlk genel kurul öğrenci kulüp’ünün kuruluşuna izin verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde yapılmalıdır. Rektörlük gerek görürse genel kurulda gözlemci bulundurabilir.
Yönetim Kurulu
MADDE 10- Yönetim Kurulu ilk toplantısında başkan, başkan yardımcısı, muhasip üyeyi seçer. Başkan, topluluğun her türlü karar ve yürütme işinden sorumludur. Muhasip üye topluluğun tüm parasal işlerini yürütür ve gerekli belgeleri düzenli olarak tutar. Seçim sonuçlarını bir hafta içinde, tutanakla birlikte Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’na iletir.Yönetim Kurulu en az 5 en çok 7 asil ile 3 yedek üyeden oluşur.
MADDE 11-Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yönetim kurulu; Başkanın sorumluluğunda, kulüp amaçlarının ve çalışma konularının gerçekleştirilmesini sağlar, Genel Kurul kararlarını uygular.
b) Yasalarda ve kulüp tüzüğünde belirtilen görevlerini yerine getirir ve yetkilerini kullanır. Kulüp etkinliklerinde geçici olarak çalışmak isteyen diğer üniversite öğrencileri için akademik danışmanın bilgisi dahilinde Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’na başvurur ve rektörlük onayını alır.
c) Yönetim kurulu; kulüp’ün yapacağı etkinlikler için, kulüp akademik danışmanın bilgisi dâhilinde, başkanın yazılı başvurusu ile Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı kanalıyla rektörlükten izin alır.
d) Çalışma raporunu en geç 20 Haziran’a kadar ve etkinlik programını her akademik yılbaşında, en geç 4 hafta içinde Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’na verir.
e) Genel Kurul toplantılarının gün, saat, yerini saptar. Olağan ve olağanüstü toplantıları bir hafta önceden duyurur.
7
f) Kullanacakları yerler için Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı kanalıyla rektörlükten izin alır. Bu yerlerin kulüp amaçlarına uygun olarak kullanımından ve denetlenmesinden yönetim kurulu sorumludur.
(Kullanacakları yerlerin kulüp amaçlarına uygun olarak kullanımıyla ilgili düzenleme ve disiplin önlemleri her kulüp tarafından aşağıda belirtilecektir.)
1-
2-
g) Çalışma yan kurulları kurar ve bu yan kurulların çalışmalarını denetler.
h) Genel Kurulda alınan kararları üyelere ve ilgili birimlere duyurur ve uygular.
Denetleme Kurulu
MADDE 12-Genel kurulda seçilen 3 asil ve 1 yedek üyeden oluşur. Bu kurul genel kurul adına denetleme görevi yapar.
MADDE 13-Denetleme Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Kulüp’ün bütçe ve hesap işlemleri ile ilgili defter ve belgeleri her öğrenim dönemi sonunda inceler, sonuç ve önerilerini Yönetim Kuruluna bir raporla bildirir.
b) Yönetim Kurulu tarafından düzenlenen bir sonraki öğrenim dönemine ilişkin programın ve bütçenin görüşüleceği toplantıda hazır bulunarak önerilerini bildirir.
c) Satın alınan eşyanın Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Taşınır Listesine kaydettirilmesini sağlar.
III. BÖLÜM
DİĞER HÜKÜMLER
Kulübün Feshi
MADDE 14 –Kulüp aşağıdaki hallerde feshedilir.
a) Genel Kurulun kararı ile.
b) Kulüp üye sayısının yönetim ve denetleme organlarını oluşturacak sayının altına düşmesi durumunda.
c) Bir yıl içinde asgari bir defa etkinlik gerçekleştirmemiş olması halinde.
d) Zamanında kulüp etkinlik raporlarını, kulüp etkinlik planını, bütçesini, üye listelerini ve kulüp defterlerini tutmaması halinde.
MADDE 15 - Bu esaslarda hüküm bulunmayan hallerde “Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Kuruluş ve İşleyiş Yönergesi” hükümlerine başvurulacaktır.
IV. BÖLÜM
MADDE 16- Bu tüzük hükümlerini Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı yürütür.

17 Aralık 2012 Pazartesi

Yıldırım Beyazıt



Osmanlı sultanlarının dördüncüsü.
Saltanatı: 1389-1402
Babası:Murad-ı Hüdavendigar- Annesi: Gülçiçek Hatun
Doğumu: 1360 Vefatı: 1403


Sultan Murad-ı Hüdavendigar'ın oğlu olup, 1360 yılında Gülçiçek Hatun'dan doğdu. Küçük yaştan itibaren zamanın seçkin alimlerinden ilim öğrendi. Değerli kumandanlardan askerlik, sevk ve idare derslerini gördü. 1381 yılında devlet idaresinde yetişmesi için Kütahya'ya vali tayin edildi. 1389'da haçlı ordusu ile yapılan Birinci Kosova savaşına katılarak büyük kahramanlık gösterdi. Babası Sultan Murat, bu savaş sonunda bir Sırplı tarafından şehit edilince, devlet ileri gelenlerinin müşterek kararı ile Osmanlı tahtına geçti.

İlk olarak Sırbistan işlerini yoluna koyan Yıldırım Beyazıt bu sırada kendisine karşı ittifak eden Anadolu Beylikleri üzerine yürüdü. Süratle hareket ederek Aydınoğulları, Saruhanoğulları, Germiyanoğulları, Menteşe ve Hamidoğulları beyliklerini ortadan kaldırdı (1390). Karamanoğulları beyliğini itaat altına aldı (1391). 1391'de İstanbul'u muhasara etti ve yedi aylık bir kuşatmadan sonra şehirde bir Türk mahallesi kurulması, bir cami yapılması ve yıllık verginin artırılması şartıyla anlaşma yaptı. 1392'de Kastamonu üzerine yürüyerek, Candaroğlu topraklarını ele geçirdi. 1394'te Selanik ve Yenişehir'i (Mora) alan Osmanlı orduları, Teselya ve Arnavutluk'a kadar ilerlediler.

Yıldırım Beyazıt'ın 1395'te İstanbul'u ikinci defa muhasarası yeni bir haçlı ordusunun hareketine yol açtı. Bütün Avrupa milletlerinden meydana gelen haçlılar, Osmanlılara ait Niğbolu kalesini kuşatmışlardı. Adına yaraşır bir süratle gelen Sultan Beyazıt haçlıları Niğbolu kalesi önünde ağır bir bozguna uğrattı (25 Eylül 1396). Esir edilen ve fidye karşılığı serbest bırakıldıktan sonra padişaha karşı bir daha savaşmamaya yemin eden Avrupalı asilzadeler ve şövalyelere Yıldırım Beyazıt Han şöyle diyordu:

"Ettiğiniz yeminleri size iade ediyorum. Gidiniz, yeniden ordular toplayınız ve bizim üzerimize geliniz. Bana bir kere daha zafer kazanmak imkanı sağlamış olursunuz. Zira ben, Allahü tealanın dinini yaymak ve O'nun rızasına kavuşmak için dünyaya gelmişim."

Niğbolu zaferinden sonra Osmanlı akıncıları Macaristan içlerine kadar girerek pek çok ganimetlerle döndüler. 1397'de İstanbul'u üçüncü defa kuşatan Bayezid, Bizans'ın denizle bağlantısını kesmek için Anadolu Hisarı'nı inşa ettirdi.

Yıldırım Beyazıt'ın 1398'de Karaman ve 1399'da Dulkadirli topraklarına girmesinden sonra topraklarını kaybeden Anadolu beyleri bu sırada Hindistan seferinden dönen Timur'a sığınarak, onu Osmanlı sultanına karşı kışkırttılar. Bu arada Timur'dan kaçan Karakoyunlu ve Cezayir beyleri de Yıldırım Beyazıt'ı Timur'a karşı tahrik ediyorlardı. Bu tahrikler ve Timur'un Osmanlılara ait Sivas'ı alması neticesinde iki büyük Türk hakanını Ankara'da karşı karşıya getirdi. Çubuk ovasında yapılan ve çok şiddetli geçen muharebe sonunda Osmanlı ordusu, mağlubiyete uğrarken, Yıldırım Beyazıt da esir düştü (28 Temmuz 1402). Esaret zilletini çekemeyen Yıldırım Beyazıt Han yedi ay sonra kederinden ve nefes darlığından kırk dört yaşında vefat etti (1403). Timur Han ölüm haberini alınca: "Yazık oldu, büyük bir mücahidi kaybettik." demekten kendini alamadı.

Sultan Yıldırım Beyazıt, çevik, atılgan, cesur, zamanın hadiselerini kavramış iyi bir kumandandı. Ani olaylar karşısında soğukkanlılığını muhafaza ederek karar verir ve ordusunu süratle istediği yere sevk ederdi. Adaleti çok meşhurdu. Alimlerin sohbetinde bulunur, onların Allahü tealanın emir ve yasaklarını bildiren sözlerini gönülden kabul ederdi. Evliyaya çok hürmette bulunurdu. Osmanlı topraklarının her tarafında cami, mescit, darüşşifa, medrese, imaret ve misafirhaneler yaptırdı. Ayrıca bütün bu imarethaneler için geniş vakıflar kurdurdu. Bursa'daki Ulucami yaptığı en önemli eseridir.